Kıbrıs Yeme İçme Rehberi: Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa'da Denediğimiz Mekanlar
- Elçin Yüzgüleç

- 12 May
- 4 dakikada okunur
Gezi planı yaparken gezmeyi seven pek çok insan gibi gideceğimiz yer hakkında araştırma yapmayı biz de çok seviyoruz. Ve tabii ki en çok zevk aldığımız kısımlardan birisi de yeme içme kısmı.
Kıbrıs, araştırma yaparken bu konuda zorlandığımız bir yer olmuştu, ne yakın çevremizde daha önce gidenlerden net öneriler alabildik ne de sosyal medyada içimize sinen içerik bulabildik. (Hatta içimize sinen tek içeriğin linkini ekleyelim buraya: Emeklerine sağlık!) Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bulduğumuz umduğumuzdan çok daha iyiydi! Bizi şaşırttığın için teşekkürler Kıbrıs.
Bu yazıda sadece gerçekten deneyimlediğimiz yerler hakkındaki samimi fikirlerimizi okuyacaksınız.
1.Hamur: Her Gidişte Mutlaka Uğrayacağımız O Yer

Lefkoşa çarşıya yürüyerek 10-12 dakika mesafede, keyifli müstakil bir binası ve oturması çok keyifli bir bahçesi olan bir aile işletmesi Hamur. Biz burada geleneksel Kıbrıs böreği ve pirohu söyledik. Kahvaltıya Buffavento'da trekking yaptıktan sonra geldiğimizden mi bilmiyorum yediğimiz her şeyin tadı damağımızda kaldı.
Çiğ böreğe benzetilen ve menüde geleneksel Kıbrıs böreği olarak geçen lezzet patlaması, soslu(kızartma) ve sossuz olarak ikiye ayrılıyor. Sossuz olanın da kendi içinde ızgara ve kızartma seçenekleri var.
Biz kıymalı-soslu ve ızgara-hellimli soğanlı aldık. Kıymalı soslu olan yoğurt ve kırmızı sosla servis ediliyor. Hellimli olansa yanında balla birlikte geliyor. Şöyle söyleyeyim, aklımız hala denemediklerimizde.
Pirohu ise içi norlu(Lor peynirine benzeyen ancak üretiminde farklı birtakım unsurlar barındıran bir Kıbrıs peyniri) ve bol naneli, incecik hamurlu bir mantı diyebiliriz sanırım. Üzerinde bolca rende hellim var. Zaten bu karışımdan kötü bir şey çıkması çok zor tahmin edebileceğiniz gibi.
Hepsi gerçekten çok lezzetliydi.Şu an yazarken bile ağzım sulandı :)
2.Büyük Han'da Tatlı Molası: Ahmat Kanan Sütlü Mamülleri

Büyük Han'ın içinde yer alan bu tatlıcının hem ekmek kadayıfı hem sütlacı övülmüştü. Biz de yanına güzel bir çay alıp ikisinden de söyledik.
Ekmek kadayıfının içinde, Türkiye'dekilerden farklı olarak kaymak yerine nor kreması varmış. Şerbetli olmasına rağmen hiç yormayan, şerbetli tatlıcı olmayanları bile üzmeyecek, şeker dengesi ve şerbeti çok yerinde bir lezzeti vardı.
Sütlaç ise tek kelimeyle nefisti! İpeksi bir krema, evde anneniz yapmış gibi doğallık hissi veren, içinizi yumuşacık yapan ve yine şeker dengesi benim gibi çok şekerli sevmeyenler için müthiş ayarlanmış bir şölendi.
Tatlıları yerken bir yandan ortamı izlemek de çok keyifli.
3.Sabır Lokantası: Nam-ı Diğer Sabır Köftesi

Kıbrıs yeme-içme araştırırken muhtemelen en çok görüp duyduğunuz yerlerden birisi Sabır Lokantası'dır. Büyük Han'a çok yakın olan bu lokantada tek bir şey satılıyor, o da köfte. Tek şey satan yerleri genel olarak seviyoruz, burası da hem olumlu hem olumsuz çok konuşulduğundan merak ediyorduk.
Olumsuz yorumların nedeni olan bekletme süresi ile başlayalım. Biz gittiğimizde tek masa vardı. Genelde söylenen gibi 1 saat beklemesek de yaklaşık 40 dk sürdü. Biz gidip sipariş verince hazırlanmaya başlandı, bize süre anormal gelmedi.
Çok övülen lezzet konusuna gelecek olursak, yediğimiz şeyler gerçekten lezzetliydi, porsiyon büyüklüğü doyurucuydu. Yediğim şeylerden keyif alsam da açıkçası beni kalbimden vuran bambaşka bir lezzeti yoktu.
Normalde tekrar gelirim de derdim ama benim deneyimi daha olumsuza yaklaştıran taraf oturma alanı oldu. Biraz kasvetli ve keyifsiz hissettirdi.
Semih ile fikir ayrılığına düştük, o lezzeti için kesinlikle tekrar gelirim listesine ekledi. Ben o sırada şimdi bahsedeceğim yerde keyif yapmayı tercih edeceğim :)
4.Hoi Polloi: Biraz Keyif Yapmaz Mıyız Canım?

Lefkoşa'da hatta Kıbrıs'ta bir şeyler içip sohbet etmekten en çok keyif aldığımız yer burası oldu sanırım.Burası Büyük Han'ın hemen dışında, Lefkoşa'nın göbeğinde yer alan çok tatlı-cool bir kafe-bar. Basit atıştırmalıklar ve sıcak içecekler ile lezzetli kokteylleri ya da biranızı aynı anda yudumlayabileceğiniz, dar taş bir sokağın iki yanına masaları serpilmiş bir mekan.
Buranın bende yarattığı hissi şöyle özetleyebilirim : 'Aaa tatildeyim galiba gerçekten!' Hani insan bazen tatilde bile bir koşturma içinde bulabiliyor ya kendini, hah, işte burası onun tam tersi.
Saatlerce keyifle oturup sohbet ederken etrafı izleyip güneşin tadını çıkarabileceğin bir enerjisi var. Tek başınaysan bir şeyler okumak için de çok ideal. Müzik seçkisi de çok güzel ve zevkliydi.
Kıbrıs anılarımızda yer etti,biz tekrar tekrar gittik, yine gideriz, size de öneririz.
5.Rüstem Kitabevi: 1937'den beri :)

Lefkoşa'da sayılacak mekanlar arasında Rüstem Kitabevi'nin adı mutlaka geçer. Biz bir o mekan, bir bu mekan derken hep karnımız tıka basa dolu geçtik yakınlarından ama en sonunda pes ettik ve bir şey yiyip içmeyecek olsak da 1937'de kurulmuş bu kitabevini görmek istedik.
İyi de oldu. Menüsünde yemekler de olduğunu, öğle vakti gittiğimizde birçok kişinin öğle yemeği için tercih ettiğini görmüş olduk.
Bir Kıbrıs hikâyesi olur mu acaba diye raflarda gezinirken bir Rum yazar tarafından Kıbrıs'ın acı geçmişine dair yazılmış ve Rüstem Kitabevi tarafından basılmış bir kitap olduğunu öğrendik, aldık, evimize oradan bir parça da getirdik, okuduk. Arka bahçesinde içilecek bir kahveyi de mecburen sonraki seyahatimize bıraktık.
Girne
1.Niazi's Restaurant : Fazla Turistik
Kıbrıs denilince ilk akla gelen yerlerden biri olan Niazi's Restaurant'ın sahibi şeftali kebabının mucidiymiş. Şeftali kebabı, kıyma, soğan ve baharatla hazırlanan harcın kuzu gömlek yağına sarılıp ızgarada pişirilmesiyle yapılan, dışı çıtır, içi sulu bir kebap olarak geçiyor.
Ancak sizi full menü paketine yönlendiren bir işletme anlayışı var, bu şekilde söyleyince de şeftali kebabının sadece tadına bakabiliyorsunuz. Yediğim diğer lezzetler de rutin kebapçı deneyimi ama dediğim gibi turistik versiyonu.
Burası bizim için overrated kaldı, tekrar gitmeyiz.
2.The Meyhane : Beklenmeyen Favori
Girne'de uçaktan indiğimiz gün gelip çok keyifli zaman geçirdiğimiz, tüm yorgunluğumuzu unutturan ve ortamı, servisi ve yediğimiz her şeydeki lezzetiyle çok memnun kaldığımız bir yer oldu The Meyhane.
Özellikle yazın bahçesinde oturmak çok keyifli olacaktır ama giderseniz rezervasyon gerektiğini unutmayın!
Söylemeden geçemeyeceğim, hayatımda yediğim en iyi tavuk şişi burada yedim.
Gazimağusa
1.Petek Pastanesi :Klasik ve Güvenli Bir Durak

Gazimağusa'da yer alan Petek Pastanesi 1976'da açılmış bir aile işletmesi. Lala Mustafa Paşa Camii, Othello Kalesi gibi yapıları görmek için şehir merkezine gelecekseniz uğranabilir. Menüleri günün her saatinde gelmeye uygun şekilde düzenlenmiş. Biz burada kahvaltı yaptık ve Kıbrıs'ın ünlü pilavunasını da burada denedik. Pilavunayı içi hellimli bir poğaça diye özetleyebiliriz sanırım. Fırınlarda sıklıkla bulunan ve genelde sabah kahvaltılarında tüketilen bir lezzet.
Özetle,
Kıbrıs'ta yeme-içme bizim için planlı bir listeyi takip etmekten çok keşif şeklinde ilerledi.
Bazen çok övülen bir yer beklentiyi karşılamadı, bazen de adını daha önce hiç duymadığımız bir yerde uzun uzun oturup keyif yaptık.
İlk gidişimiz ve kısıtlı zamanımız olmasına rağmen yaşadığımız keyifli deneyimler için mutluyuz. Kıbrıs'ta söylenenin aksine keşfedilecek daha çok mekan var gibi hissediyorum. Hellim gibi müthiş peyniri bizimle buluşturduğun ve kattığın diğer tüm lezzetler için teşekkürler Kıbrıs!


Yorumlar