Kıbrıs'ta Trekking ve Tarihi Birlikte Deneyimlemek: Buffavento Kalesi
- Elçin Yüzgüleç

- 25 Nis
- 4 dakikada okunur
Kıbrıs denince çoğu kişinin aklına deniz, oteller ve kumarhaneler gelse de bu seyahatimizde bundan çok daha fazlası olduğunu keyifle deneyimledik! Gittiğimiz yerlerde kültürel, tarihsel ve elbette ki yemekle ilgili deneyimleri hala çok sevmekle birlikte Likya Yolu'nu yürüdükten sonra yeni bir sekme açıldı: Gittiğimiz yerdeki doğayı keşfetmek ve geziye trekking rotaları eklemek.
Okumaya devam ederseniz Kıbrıs'a giden çoğu kişinin bilmediği bir Orta Çağ kalesine nasıl ulaştığımızı, 600 basamaklık tırmanışın sonunda nasıl bir manzarayla karşılaştığımızı ve görülmesi çok zor olan muflonları (Kıbrıs'a özgü yaban koyunları) nasıl gördüğümüzü okuyacaksınız.
Buffavento Kalesi Planı Nasıl Ortaya Çıktı?
Kıbrıs'a ilk gidişimiz olacaktı ve görmek istediğimiz çok fazla yer vardı. Zamanla seyahat planlarımızda organik bir iş bölümü oluştu. Kültürel ve tarihsel planlamaları genelde Semih üstleniyor, ben ise destinasyon netleşir netleşmez 'nasıl bir trekking rotası yapabiliriz, doğasında keşfedilecek neler var?' kısmını iştahla araştırmaya başlıyorum. Yemek kısmı ise 7/24 konuşup, birbirimize bulduklarımızı attığımız ortak kısım :D Kıbrıs seyahatimiz de tam olarak böyle planlandı.
Buffavento Kalesi daha önce hiç kimseden adını duymadığım bir yerdi. Araştırdıkça buna daha çok şaşırdım çünkü çok ilgi çekici duruyordu. Bu 'gizli kalmış' yer hissi beni elbette daha çok çekti. Bu yüzden 3 gece 4 günlük gezimizin bir sabahına burayla başlamaya karar verdim. Geriye sadece Semih'i ikna etmesi kaldı :))
Buffavento Kalesi Nerede ve Neden Önemli?

Buffavento Kalesi, Kıbrıs'ın kuzeyinde, Girne Dağları üzerinde, Beşparmak Dağları'nın en sarp noktalarından birinde, yaklaşık 950 m(!) yükseklikte bulunuyor. Aynı dağ hattında bulunan St. Hilarion(burası daha popüler) ve Kantara kaleleriyle birlikte Kıbrıs'ın en yüksek noktalarından birinde yer alıyor. Bu üçlünün şehri savunma ve gözetlemede uzun yıllar çok etkin rol oynadığı düşünülüyormuş.
Buffavento Kalesi Tarihi: Bizans'tan Lüzinyanlara
Buffavento Kalesi'nin inşa tarihi kesin olarak bilinmese de, akademik çalışmalar kalenin 11. veya 12. yüzyılda Bizans döneminde inşa edildiği konusunda büyük ölçüde hemfikir.
Bizans Dönemi (11.-12. yüzyıl)
Bu dönemde kalenin ana savunma duvarları, temel yerleşim planı, su sarnıçları inşa edilmiş. Yani bugün gördüğümüz ana iskelet Bizans mimarisi.
Lüzinyan Dönemi (1192 sonrası)
1191'de Kıbrıs'ın Haçlıların eline geçmesiyle birlikte yönetimi Lüzinyanlar'a geçmiş. Lüzinyanlar kaleye yeni odalar ve mekanlar ekleyerek bazı bölümleri daha yaşanabilir hale getirmişler.
Buffavento Kalesi'ne Nasıl Gidilir?
Kaleye gitmek için araba bir noktaya kadar şart. Biz zaten havaalanından araç kiralamıştık. Eğer arabanız yoksa taksi seçeneği değerlendirilebilir. İtiraf etmek gerekirse araç yolu da hiç keyifli değil. Dar ve engebeli, bir tarafı dağ bir tarafı uçurum olan bir yol. Biz karşıdan gelen sadece tek araçla karşılaştık ama o an bile kısa süreli bir stres yaşadık. Trafiğin genel olarak yoğun olmadığını düşünüyorum ancak öyle bir döneme denk gelirseniz bunaltıcı olabilir.
Biz kaleye yaklaşık 2 km kala uygun bir düzlük bulup arabayı park ettik. Ve gezimiz o andan itibaren çok keyifli bir hal aldı. Kimsenin olmadığı, kuş sesleri ve çam ağaçlarıyla dolu nefis bir toprak yolda ilerlediğinizi hayal edin. Güneşli, nefis bir Kıbrıs gününde yüksekte olduğunuzdan bulutların size nefis manzaralar sunduğu ve daha şimdiden şehrin ve evlerin küçücük kaldığı yerde o muhteşem his sizi hemen sarıyor: Çocuksu keşif hissi.
Buffavento Kalesi'ne Tırmanış

Kaleye tırmanışın başlayacağını anladığınız tabelayı ve tepede kalenin parçalarını görünce tırmanışa kendinizi hazırlamaya başlayın:) Teknik olarak hiç zor olmadığını, merdivenlerin güvenli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim ama elbette efor gerektiriyor. Tırmanış yaklaşık yarım saat boyunca aktif devam ediyor. Ama manzaralar o kadar nefis ki!
Yukarı doğru çıktıkça Buffavento'nun 'rüzgara meydan okuyan' anlamını net bir şekilde hissetmeye başlıyorsunuz. Rüzgarın şiddetiyle birlikte kaleye döne döne çıktığınızdan gördüğünüz manzara da değişiyor.
Yine de bizim gittiğimiz şubat ayında bile yarım kollularla terlediğimizi, yaz mevsiminde gitmenin hiç akıllıca olmayabileceğini ve hangi mevsimde giderseniz gidin yanınıza su almanız gerektiğini hatırlatalım.
Buffavento'nun Zirvesi: Kıbrıs'ı En Tepeden Seyretmek

Şu ana kadarki deneyimimiz zaten çok güzelken ve bu kadarı bile yeterliyken zirvede gördüğümüz her ayrıntı bizi kendine hayran bırakıyor.
En etkilendiğimiz şeylerden biri yapının özgünlüğü! Neredeyse hiç restorasyon yok, coğrafyayla tamamen uyum içinde, doğal haliyle ve güçlü tarih hissiyle, bütün görkemiyle karşılıyor bizi Buffavento Kalesi.
Alt ve üst olmak üzere iki ana bölümden oluşan, kaya içine entegre edilmiş savunma duvarları, gelişmiş su sarnıçları ve küçük şapeliyle keşfetmesi çok keyifli bir kalede olduğumuz yetmezmiş gibi bir tarafında Girne kıyıları, bir tarafında Lefkoşa'yı görebileceğimiz harika bir manzaraya sahip!
Biz devamında Hamur'da (şiddetle öneririz!) harika bir kahvaltıya gömülmeyi planladığımızdan yanımıza su dışında bir şey almamıştık; ama kahvenizi ve sandviçinizi alıp burada manzara eşliğinde yemenin ne kadar keyifli olacağını söylemeden geçmeyelim.
Dönüş Yolu Sürprizi: Muflonlarla Karşılaşmak

Güzellikler bitti sandınız değil mi? Bitmemiş, biz de bilmiyorduk:)
Kaleden inip arabaya doğru yürürken, bir yandan kalede o dönem yaşam nasıldı diye hayal edip sohbet ediyorduk. ( En en en sevdiğimiz şeylerden biri bu!) Sohbetin ortasında, yukarıda bir kıpırtı fark ettik. Başta dağ keçisi sandık ama tipi de farklı geldi. Oldukça uzaklardı, uzun uzun inceledik. Sonra da demek Gıprıs'ın geçisi de böyle oluyor dedik.
Sonradan öğrendik ki gördüğümüz güzellikler keçi değil, Kıbrıs'a özgü, nesli tehlike altında olan ve Kıbrıs'ın ulusal simgelerinden biri olan Kıbrıs muflonlarıymış. Ah, ne diyebilirim şansımız hep böyle açık olsun:) Günün en beklenmedik sürprizi de bu oldu.
Sonuç: Gidilmeye Değer Mi?
Bizim için Buffavento Kalesi, Kıbrıs seyahatimizin en unutulmaz duraklarından biri oldu.
Kıbrıs'a gelip klasik rotaların dışına çıkmak isteyenler için Buffavento Kalesi kesinlikle güçlü bir alternatif.
Bu deneyimden sonra St. Hilarion ve Kantara Kaleleri çoktan listemize girdi bile.
Siz de doğa yürüyüşü ve seyahatte aktif olmayı seviyorsanız, daha az bilinen yerleri keşfetmek istiyorsanız listenize almanızı içtenlikle öneririz.


Yorumlar